Aile Hukukunda Arabuluculuk Olmaz

55

Son günlerde Aile Hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk konusu gündeme getirilmektedir. İstanbul Barosu Kadın Hakları Barosu arabuluculuk hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi.

Yapılan Basın Açıklaması;

Son günlerde Aile Hukuku alanındaki uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk konusu gündeme getirilmektedir.  Önce iş hukukundan doğan uyuşmazlıklarda, daha sonra ticari davalarda zorunlu arabuluculuk sistemi getirilmiştir.  Şimdi de Aile Hukukundan doğan davalarda zorunlu arabuluculuk getirilmeye çalışılmaktadır. Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, devletin görevi olan yargısal sistemin yerine geçirilmeye çalışılmaktadır. 

İstanbul Sözleşmesi’nin 48/1.  Maddesi “Taraf devletler, Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerinde arabuluculuk ve uzlaştırma da dahil, zorunlu alternatif uyuşmazlık çözüm süreçlerini yasaklamak üzere, gerekli hukuki veya diğer önlemleri alacaklardır” demek suretiyle, şiddet içeren uyuşmazlıklarda zorunlu alternatif uyuşmazlık çözüm yolları yasağını getirmiştir.

Arabuluculuk Kanunu’nun 1/2. Maddesinde; “Şu kadar ki, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir“ denilmek suretiyle aile içi şiddet içeren olaylarda arabuluculuğun mümkün olmadığı açık ve net hüküm altına alınmıştır.

Aile hukuku kaynaklı davalarda bilhassa Boşanma  davalarının neredeyse tümünde psikolojik, sözel, ekonomik, cinsel, sosyal, fiziksel  şiddet vardır. Hal böyleyken yargılama yapılmadan  şiddet olup olmadığının ayrımının yapılması olası değildir. Bu nedenle de aile hukuku uyuşmazlıklarında ARABULUCULUK  asla MÜMKÜN DEĞİLDİR.

 Bazı çevrelerde sadece mal rejiminin tasfiyesi konusunda zorunlu arabuluculuk getirileceği dile getirilmektedir. Mal rejiminin tasfiyesi de bir aile hukuku uyuşmazlığıdır. Boşanma davasının sonuçlanmış olması ne yazık ki şiddet eylemlerini sona erdirmemektedir. Her yıl artan oranda yüzlerce kadın öldürülüyor ve şiddete uğruyorken, kadını arabuluculuk masasına  oturtmak kadının can güvenliğini tehlikeye sokar. 2018 yılında 440 kadının sadece kadın olmaları nedeniyle öldürüldüğü, 317 kadının da cinsel şiddete maruz kaldığı gerçeği göz önüne alındığında KADININ NASIL KORUNACAĞI konusu son derece önem arz etmektedir. Arabulucudan kadının güvenliğini temin etmesi beklenemeyeceği gibi arabulucunun kendi güvenliğinin de tehlikede olduğu tartışmasızdır.

Kaldı ki Avukatlık Kanunu’nun 35 /A Maddesinde; “Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve davalarda TARAFLARIN KENDİ İRADELERİYLE, istem sonucu elde edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla, müvekkilleriyle birlikte KARŞI TARAFI UZLAŞMAYA DAVET EDEBİLİRLER. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma sağlanırsa uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak, avukatlar ile müvekkilleri tarafından imza altına alınır. Bu tutanaklar İİK’nın 138. Maddesi anlamında ilam niteliğindedir denilmektedir.  

Yine HMK’nın 137. Maddesinde; “Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda SULHE teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir” hükmüne yer verilmiştir. Yasa hükmüne göre HÂKİMİN DE TARAFLARI ANLAŞMAYA TEŞVİK ETME YETKİSİ bulunmaktadır.

Mevcut yasal düzenlemeyle tarafların sulh olma konusunda iradeleri olduğu sürece  dava açılmadan evvel Avukatlık Kanunu 35/A maddesine göre  sulh olup ilam mahiyetinde belge düzenlenmesi imkanı varken  aile hukukundan doğan davaları da arabuluculuk kapsamına sokmak hele hele bunu zorunlu yapmak kadının güvenliğini riske sokacak, kadının haklarını kullanmasına ve elde etmesine engel teşkil edecektir. 

AİLE HUKUKUNDA ARABULUCULUK DEMEK AİLE İÇİ ŞİDDETİN GÖRÜNMEZ OLMASI DEMEKTİR.

AİLE HUKUKUNDA ARABUCULUK  KADININ ADALETE ERİŞİMİNE ENGELDİR.

İSTANBUL BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir