Emekli Aile Mahkemesi Hakimi  Eray Karınca Çocuklarımızı Neden Koruyamıyoruz? diyerek bu konuda;  “Buna verilecek ilk yanıt, şehirlerimizi, ormanlarımızı, kadınlarımızı neden koruyamıyorsak çocuklarımızı da aynı sebeplerden koruyamıyoruzdur. Nitekim AİHM Nahide Opuz/Türkiye davasında annesi, boşandığı eşi tarafından öldürülen Nahide’nin başvurusunu kabul ederken Türkiye’yi, kurumlar arasında eşgüdüm yokluğu ve kadına şiddeti önleme konusunda yeterli kararlılığı olmadığı gerekçeleriyle eleştirmiştir. Aynı gerekçelerin çocukların korunmasına ilişkin olarak da dile getirilmesi olanaklıdır. Nasıl ki kadına şiddetin temelinde kadınla erkek arasındaki eşitsiz güç ilişkisi varsa, çocuğun başta cinsel saldırılar olmak üzere haklarının korunamamasındaki temel etken de onu tek başına birey olarak görmemektir. Çocuk suçluluğu konusunda çocuğun tek başına değil aile olarak ve içinde yaşadığı sosyal çevre ile birlikte değerlendirilmesi gerekliliği, onun birey olarak haklarının tüm toplum ve kamu tarafından kabul edilip saygı gösterilmesi ile çelişmez. Bu kapsamda aile mahkemeleri ile çocuk mahkemelerinin birleştirilmesi, kadınların ve çocukların yargılandığı mahkemelerin fiziksel olarak da iki ya da üç katlı, pembe boyalı veya yeşil panjurlu, şık yapılar olması, hakimlerin kürsülerinin çocukları ve kadınları ezmeyecek biçimde aynı düzeyde tasarlanması, çocuk oyun odalarının kurulması, hatta hakimlerin hiç cübbe giymemeleri, mahalle, aile bazında sorumlu ve yetkili mahkemelerin kurulmasını öneriyorum. Bu durumda çocuğu suça iten sebepler ya da kadının şiddetten korunmasına ilişkin sorunlar üstelik bu konularda uzmanlaşmış hakim ve diğer kamu görevlileri eliyle çocuklar ve kadınlar hırpalanmadan tespit edilip çözüm yolları geliştirilebileceği gibi kamu görevlileri ve bilim insanları için de gerçekçi bir veri deposu oluşacaktır. O halde bu bilinçte tasarlanmış mahkemeler ve duyarlı hakimlerin varlığı halinde sorunlar daha en başından çözüleceği için ceza mahkemelerinin yükünün azalacağı ve cezaevlerindeki %200’leri bulan doluluğun da çok çok azalacağını öngörmekteyim. ” dedi

MEDEA KOMPLEKSİ

Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Trabzon Çocuk Koruma ve İzlem Merkezi Adli Tıp Uzm.Dr. Güven Seçkin Kırcı Medea Kompleksini anlattı. Seçkin; ” İnsanın bir başka canlıyı özellkiklede bir başka insanı bilerek isteyerek öldürmesi cinayet olarak adlandırılır. Bu durum neredeyse  her toplumda kabul edilmez bir insanlık suçudur. Bir bireyin çocuğunu öldürmesine ise her zaman için sebepleri ve sonuçları bakımından anlaşılması ve anlamdırılması çok daha zor ve karmaşık bir durum olarak bakılmıştır. Bu bağlamda çalışmamızın amacı; çocuk cinayetlerinin faillerini ve sebepleri üzerinden irdelerken çocuk istismarının özel ve nadir olarak tanımlayabileceğimiz  “Medea Kompleksi ” ele alınarak çocuk istismarının tanınması, önlenmesi ve rehabilitasyon süreçlerinde yapılması gereken adli  tıbbi açıdan değerlendirilmesi şeklindedir. ” dedi

Uçan Süpürgenin Genel Koordinatörü halime Güner Çocuk gelinler projesinden bahsetti. Bu çalışmanın Çocuk Hamileler konusunda Bir kadın STK’nın düzenlediği il ve çok özel ve ülke gündemi nedeniyle çok önemli bir sempozyum olduğunu ifade etti. Katılımcılar son derece özenle seçilmiş ve çok değerli dedi.

Trabzon Valisi Yücel Yavuz’un eşi Şengül Yavuz KİKAP TRABZON’un Düzenlemiş olduğu Çocuk Hamileler ve Çocuk Destek Merkezleri sempozyumunu ziyaret ederek kendilerine çalışmalarından ötürü teşekkür etti.